Mesajlar Etiketlendi ‘311’

h1

Sevgiliye Güzel Sözler

17/03/2008

özlem o kadar zorki özlenen sen oluca,hayat öyle zor ki beklenen sen olunca,resimler öyle güzelki senin resmin olunca ve ölüm öylesine kolay ki senin uğruna olunca.
Gitme gel dayanamam sensiz ben yaşayamam hasretin deli eder,askını unutamam kimseye dokunamam Can Tanem.
yatağını gül yapraklarıyla rüyalarını papatyalarla üzerini sevgimle örtüp kabuslarını ben aldım ki en güzel rüyaları göresin diye.MUCK
Her sabah uyandığımda ilk düşündüğüm her akşam yatarken son düşündüğüm her düşündüğümde seni hatırladığım sevgilim seni seviyorum…
Bir yürek nelere yeterse,bir can bir canı ne kadar severse,bir damardan ne kadar çok kan geçerse,yaşam ölüme ne kadar değerse,sende benim için o kadar değerlisin…
SENİ SEVİYORUM! diyen dillere değil…Senin için AĞLAYAN Gözlere inan…
Sevmek Seni Seviyorum Demek Değil….. Seni Seviyorum Derken Titremektir..
GELDIGI ZAMAN BOSLUK DOLDURANLARDAN DEGILDE GITTIGI ZAMAN YERI DOLMAYANLARDAN OLMAK ISTERDIM
Bana hayati 2 şey sevdirir;ASK ve OZGURLUK… Aşkım için canimi bile veririm…ama özgürlüğüm için askımı da feda ederim!!
Bir gün cehennemde karşılaşırız seninle;sen kalp hırsızı olduğun için,ben tanrıyı bırakıp sana taptığım için…
çiçeklerin en güzeli gül,güllerin en güzeli sen..çiçeklerden gülü güllerden seni seviyorum
AL HANÇERİ ELİNE VUR YÜREĞİME DEFALARCA VUR AMA EN DİBİNE DOKUNMA ÇÜNKÜ ORDA SEN VARSIN son bulduğu yerde sevgiler, acılar başlar hüzünler…ne kadar çok sevmişse insan, o kadar acı çeker
Dün geçti, bugünü düşünüyorum, yarın var? mı?Genclıgıne güvenme ölenler hep ihtiyar mı?
Yalnızlık paylaşılmaz Paylaşılırsa yalnızlık olmaz…
Dün akşam yine seni düşündüm bir şey tıkandı boğazıma ağlayamadım ölümmü yoksa sensizlik mi korkuttu ayırt edemedim çünkü farkı yoktu “ÖLÜM SENSİZLİKSE SENSİZLİK ZATEN ÖLÜMDÜ”
seni hiç özlemediğim kadar özlüyorum bu aralar neden bilmiyorum ama ben sadece senle mutluyum,beraber uyansak bütün gün sarılsak bana yeter bir tanem..
karanlık gecelere doğan bir ışık gibi,öksüz kalan sevdama sıcak bir beşik gibi,gül dalına sarılmış taze sarmaşık gibi,baktığında canıma can katıyor gözlerin.Yüreğimi,seni sevmesini bildiği ve seni sevdiği için seviyorum.Sensiz olmak ne zormuş.Seni içimden söküp atmak kolay sanmıştım,meğer çok yanılmışım.
sevdamıza ayrılık acısı katma,diken gibi yüreğimi kanatma.kalmadı dermanım,bugün olmazsa yarın gel,gelişini aylar sonrasına atma canımın içi,bir tanem.
Kırmızı gül içinde varsa diken,sevdiği için göz yaşı döken,günün birinde hasretle ölen bir aşık görürsen beni hatırla bir tanem…
başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır:geçip giden zaman
yüksek tepelerde hem kartala hem de yılana rastlanır…ama birisi oraya uçarak diğeri ise sürünerek gelmiştir…
MAVİLER GİYER DENİZ OLURUM.YEŞİLLER GİYER BAHAR OLURUM.BELİ OLMAZ BELKİ BİR GÜN BEYAZLAR GİYER SENİN OLURUM.
SEN BAZEN EN ZİFİRİ KARANLIK GECEMİN GÜNEŞİ, SEN BAZEN YAŞANACAK HAYATIN CESARET VERECEK MUTLULUK YANI, SEN BAZEN VE HER ZAMAN SEVGİMİN TEK NEDENİ…
insan sahte para yapar ama daha çok para sahte insan yapar…
Her hatırlayış evvelinde unutmayı saklar bilir misin?Ve bilir misin ben seni bir dem olsun hatırlamadım.
ÜÇ DAMLA GÖZYAŞIM;biri seni ilk gördüğüm yerde,biri seni ilk öptüğüm yerde ,diğeri ise dilim varmıyor söylemeye bana elveda dediğin yerde
yıldızlar kadar uzak gözbebeği kadar yakın derler sevgin için uzanırsın yetişemezsin yetişirsin dokunamazsın dokunursun vazgeçemezsin vazgeçersin ama unutamazsın.
sevgini taşımak değil hasretini çekmek zor gülmeyi unutmak değil yaşamak ölmek değil seni özleyipte görememek zor…
ilk aşk yar yolunda taşlanmak gibi evde kırk kazanda haşlanmak gibi koymadı hayatın hiçbir cilvesi çocuk gözlerinde yaşlanmak gibi.
biz elleri nasırlı anaların mangal yürekli babaların evlatlarıyız kitabımızda delikanlılık yazar seveni Allah’ına kadar sever gideni ahirete kadar sileriz.
sana nasıl hitap etmeliyim bilmiyorum hayatım desem hayat çok kısa gülüm desen gül soluyor sana canım demeliyim çünkü bu can sen oldukça yaşıyor.
Deniz kumsaldaki kumları zaman geçmişteki anıları siler ama hiçbir şey. Kalpteki gerçek aşkımızı silemez…
Ya adın aklımda,ya aklım adında!ya gülüşün aklımda,ya durusun karşımda!ya ben çıldırıyorum,yada çok özlüyorum!ya özlemek çok güzel,yada özlenen çok özel…
korkum sevmek değil,korkum sevipte ayrılmak.korkum kursun yemek değil,korkum kalleşçe vurulmak.korkum ölüm değil,korkum senin tarafından unutulmak?…
Bir gün ıslak sokaklar boyu dostluğu ve sevgiyi ararsan bir dağ eteğinde bir deniz kenarında gözlerinden yaş akarsa unutma dostum uzat elini bana…

h1

Seni Sevmek

13/03/2008

SENİ SEVMEK

Seni, senin anlayamayacağın bir biçimde seviyorum ben. Benim olmak zararlı ya senin için, acı çekersin ya, işte bilerek bu gerçeği benim olmamanı isteyecek kadar çok seviyorum seni. Uzaklaş istiyorum kıyılarımdan, kayalıklarıma toslama, oturma karama… açıl, açıl, açıl. Uzaklaş benden, engin sularda ol. Lacivert mavilere dik gözlerini. Yosun yeşillerimden ıraklara düş. Yunuslar eşlik etsin yol alışlarına, hadi git artık, ne olur git. Baştan çıkartma beni. Uğurlar olsun. Gitmeni arzulayacak kadar deli bir kimlikle seviyorum seni. Seni, senin anlayamayacağın bir biçimde seviyorum ben. Hani bir baba kızar ya, öfkelenir, döver ya hatta… arkasında ayıplarla dolaşan evladını. Ve ama yine de umutsuzca sever ve uzatır ya ellerini ne zaman düşse dara. Hani hem reddeder onu evlatlıktan ve hem de ama içten içe kanar ya baba yüreği. Kanayan içini de sever ya evladıyla birlikte. Hayırsız, huysuz ve hatta topluma zararlı olsa da bile; ister ya içten içe onun toplumun en mutlu insanı olmasını. Ve hatta döner döner de bakar ya kendine: “Ben nerede hata yaptım.” Diye. Çocuğunun tüm hatalarından sorumlu tutar ya kendini. İşte öyle. Sorumlulukların acı, sızı mutsuzluklarıyla… evlatlıktan reddedecek bir inatla seviyorum seni. Seni, senin anlayamayacağın bir biçimde seviyorum ben. Çok ama çok uzaklarımda olduğun zamanlarda bile kimi zaman… milimetrik ölçümlerle nefesimdesin. Sana dokunmak kadar yakın olsan da çoğu zaman… milyon kilometreler öteden duyulmuyor sesin. Seni, senin anlayamayacağın bir biçimde seviyorum ben. ‘Her hareketinin sırrına varacak kadar sen olmak, nerede ne yapacağını öngörebilecek kadar ben olmak’ gerçeklerinle seviyorum seni. Ey güzel sevgili çok sağlıklı bir beden değil artık bedenim. Beynim de öyledir belki. Ben bir hasta yatağını ‘sen’ sanacak kadar… can yakan bir iğne ucuna ‘sevdalanacak’ kadar… hastalıklı bir ruhla seviyorum seni. Seni, senin anlayamayacağın bir biçimde seviyorum ben.

h1

Ay Güneşim Olurdu Akşamlarda

13/03/2008

Ay Güneşim Olurdu Akşamlarda

Yaşanmışlıkların ve Zamanın Anlamını Yitirdiği Bir Gecede… Puslu ve Ağlayan Bir Gökyüzünden İnmek Yüreğine, Gecenin Karanlığı Arasından… İnmek ve Ruhuna Bedenine Yüreğine Girmek…

Öyle Bir Gecede Sevgiyi Sunmak Sana… Aşkın Anlamını Öğretmek… Anlamsızlıkların İçinde Kaybolduğun Bu Zamanda…

Seni Sevmek Senin İçin Birşeyler Daha Yapabilmek… Öğrenmek ve Öğrenmek…

Geceleri Gökyüzüne Çıkarım Arkadaşım Sırdaşım Olan Parlak Yıldızın ve A.Y. ‘ ın Yanına… Çıkmak ve Dertleşmek….

Hani Derim Ya “…A.Y. Güneşim Olurdu Akşamlarda…” Bir Kez Daha Olmak… Olmak ve Seni Düşünmek ve Seni Sevmek ve Ait Olmak ve Ağlamak… Nedensizce… Sebepsizce…

Belki Bir Gece Gelir Sözler Giderde Bir Yazı Kalırsa… Bu Kalsın İsterim… Kalmak ve Hatırlamak…

Hayat PınarıM’ sın… Çağlasın Suların… Yüreğimi, Yüreğinde Yıkamadan Kara Toprağa Koyma Beni… Ölmek ve Toprak Olmak…

h1

sana ve bu koca şehre inat,gideceğim

13/03/2008

sana ve bu koca şehre inat,gideceğim
bildiklerimi yok sayıp karışacağım karanlıklara
var olan acıyı gidişime yorup,
mendilimle sileceğim ıslanan yanaklarımı
son sigaramı marmaraya atarak elveda diyeceğim,
sana ve bu koca şehre…


sorgulamaya başlayacağım
seni,kim olduğunu?
neden karşıma çıktığını vakitlerin en olmazında,
hayatımın hangi evresini kapatıp,
hangisini açtığını çözeceğim sonra
sana ve bu koca şehre inat…


İstanbul ki dökülür gözünden yaş
mevsim hep sonbahar,
kimileri hüzün koyar adını
ama kimse bilmez;
sen beni sonbahar da sevdin
ve ben seni…
sana ve bu koca şehre inat…


hangi ateşlerde yandığını bilmiyor yüreğim
ve bilmiyor yüreğin ne haldeyim
bir İstanbul şahit,
hem sana,hem bana…
belki de bu yüzden ısrarla beni çağırırken,
meydanlarını dar ediyor sana
mevsim hep sonbahar…
sana ve bu koca şehre inat..

h1

Istanbul Seni Terk Ediyorum

13/03/2008

İstanbul terk ediyorum seni bu gece
Gidiyorum hiç bilmediğim yaban ellere
İstemiyorum senden bir hatıra bir iz
Unutacağım
İstanbul seni terk ediyorum

Sildim hafızamdan Kabataş’ta çay sefasını
Pierlotti de manzara ile dertleşme edasını
Modadan kaptırıp Kadiköy sahilde tur atmasını
Unutacağım
İstanbul seni terk ediyorum

Üsküdar Salacakta kız kulesine bakmayı
Çengelköy de kedilerini sevdiğim süper baba mekanı
Ortaköy de kumpircilerin nidalarını, bir fincan sıcak çayı
Unutacağım
İstanbul seni terk ediyorum

Eminönü alışveriş telaşını, balıkçıların sıcaklığını
Sarayburnu Yenikapı,Kumkapı da alemin alasını
Beyoğlu nun hayran olunası ayakta kalma çabasını
Unutacağım
İstanbul seni terk ediyorum

Bebek, Emirgan derken İstinye de meşhur balıkçıları
Sarıyer de tavla atıp rakibin bitmek bilmez mızıkçılığı
Telli babaya bir selam gönderip fenerde içtiğin sigarayı
Unutacağım
İstanbul seni terk ediyorum

Eyup sultanın gizemli hali ile dermanını
Sultanahmet, Ayasofya,Yerebatan sarnıcını
Gözyaşlarımı sakladığım arnavut kaldırımları
Unutacağım
İstanbul seni terk ediyorum

Bir gelin gibi süzülüp nazik ama yorgun tavrını
Acılarını içine akıtıp sakladığın bilinmez sancıları
Her terk eden ile yitirdiğin yağmur misali gözyaşını
Unutacağım
İstanbul seni terk ediyorum.